23 Mayıs 2026 tarihinde Antalya’nın Konyaaltı bölgesinde, 11 kişilik bir aile grubunun katıldığı dalış turu trajik bir olayla sonuçlandı. 18 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleşen olayda, 59 yaşındaki Fahriye Başlı’nın dalış öncesi brifing sırasında yüzme bilmediğini belirttiği iddia edildi. Tekne sahibi ve dalış amiri olduğu belirtilen üç yıldızlı dalgıç S.Y’nin, “Yüzme bilmesine gerek yok, birebir dalış yapacağız” şeklindeki sözleri aileyi rahatlattı. Ancak, gerçekler beklenildiği gibi olmadı.
Fahriye Başlı, bir yıldız dalış eğitmeni M.C tarafından tekne platformundan alınarak yaklaşık 2,5 metre derinlikte bulunan fotoğraf çekim noktasına indirildi. İddiaya göre eğitmen M.C, başka bir müşteriyi almak üzere su yüzeyine çıktığında Fahriye Başlı kayalarla teması kaybederek su altında kayboldu.
Aile, diğer dalgıçların teknede toplandığı sırada Fahriye’nin çıkmadığını fark etti. Hemen dalış amiri S.Y’ye durumu bildirdi. Ancak S.Y’nin “Kaybolduysa yenisini veririz” demesi ve ailenin ısrarlarına rağmen yaklaşık 15-20 dakika boyunca arama yapılmadı. Fahriye Başlı’nın erkek kardeşi Ahmet Gümüş’ün sinirlenip dalış amirine bağırmasıyla arama işlemi başlatıldı. Fahriye, dalış noktasından 15-20 metre ileride hareketsiz olarak bulundu. Tekneye çıkarılan kadın, saat 14.15’te boğulma nedeniyle yaşamını yitirdiği Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edildi.
Fahriye Başlı’nın ölümünden 40 gün önce, İngiltere’den tatil için Antalya’ya gelen turist Fereydon Rezapour da benzer bir güvenlik ihlaliyle karşılaştı. Rezapour, yaşadığı olayı Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’na (TSSF) e-posta ile bildirdi. Şikayetinde, gruptaki bir dalgıca boş hava tüpü verildiğini ve bu sayede hayatta kaldığını belirtti. Ayrıca, Lachin Soufizadeh, dalış sırasında kritik bir ekipman arızası yaşandığını ve TSSF’nin sorumlular hakkında yasal işlem yapmasını talep ettiğini ifade etti.
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu, yaptığı incelemelerde dalış merkezinin kayıtlı eğitmenlerinin birebir dalış yapması gereken durumlarda bu kurallara uyulmadığını ve dalıcıların yalnız bırakıldığını tespit etti.
Federasyonun raporu doğrultusunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, dalış amiri S.Y ve eğitmen M.C’yi “Bilinçli Taksirle Ölüme Neden Olma” suçlamasıyla tutuklamaya sevk etti. Mahkemeye çıkarılan S.Y ve M.C, tutuklanmalarının ardından bir bilirkişi raporuyla S.Y serbest bırakıldı. Ailenin itirazı üzerine S.Y yeniden tutuklandı, ancak çok geçmeden tekrar serbest bırakıldı.
Dalış merkezi ve eğitmen S.Y, iddiaları kesin bir dille reddetti ve konu hakkında yorum yapmak istemedi.