bianet çalışanları Kürt Dili Gününü Kürtçe şarkılarla kutluyor

bianet çalışanları Kürt Dili Gününü Kürtçe şarkılarla kutluyor Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Bundan tam 94 yıl önce, Mehmed Celadet Ali Bedir Khan’ın Şam’da yaktığı “Hawar” meşalesi, bugün hâlâ bir halkın sesi, hafızası ve varoluşunun en güçlü simgelerinden biri olarak yanmaya devam ediyor. 15 Mayıs 1932’de Latin alfabesiyle yayın hayatına başlayan Hawar Dergisi, Kürt dili ve edebiyatı tarihinde bir dönüm noktası oldu ve Kürt Latin alfabesinin ilk kez sistemli biçimde şekillendiği bu dergi, dilin yolunu açan bir başlangıç oldu.  Her yıl 15 Mayıs, Kürt Dili Günü olarak anılır ve dünyanın dört bir yanında yaşayan…

İki buçuk şehrin hikayesi

İki buçuk şehrin hikayesi Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Olaylar İstanbul ve Ankara’da geçiyor. Bu iki şehrin kendilerine ait buçukları var. Onlara cezaevi diyoruz. Eski adıyla Silivri yeni adıyla Marmara Cezaevi ile Sincan Cezaevi’nin nüfusları ortalama ilçelerden kalabalık. O nedenle bu şehirlerin buçukları olarak anılmayı hak ediyorlar. Bugünkü hikayede “buçuk” olan Marmara cezaevi. Memleketin meşhur tutuklu ve hükümlülerinin bir kısmı orada malum. O kadar ki yasama ve yürütme organları bakımından epey ağırlığı var cezaevi nüfusunun. Elbette dördüncü kuvvet olan basının mensupları da Yatarmatik hesabına göre girip çıkıyor. Gazeteci Alican Uludağ, Ankara ilindeyken, Ankara ilindeki…

Osman Özarslan ile Hafriyat üzerine

Osman Özarslan ile Hafriyat üzerine Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Türkiye, geçmişin ve bugünün sert gerçekliği arasına sıkışmış, sürekli kendi üzerine yeni katmanlar ekleyen uçsuz bucaksız bir bellek sahasıdır. Bu coğrafyada katmanlar arası geçişlerin hızı, bizi tutarlı bir görme zemininden mahrum bırakırken, hatırlama süreçlerimizin sürekliliğini sağlayan eksenleri de kırıyor, bunun sonucunda ortaya çıkan yabancılaşma belleğimizi benliğimizden uzaklaştırarak sınırları muğlak bir öznellik inşa ediyor. Yazar akademisyen Osman Özarslan’ın ilk romanı ’Hafriyat’ İletişim Yayınları’ndan çıktı. Roman resmi tarihin dışında kalan yaşam anlatılarını, ötelenmiş sesleri ve görünmez kılınmış geçmişleri bugünün çatlaklarından yankılandırarak okuru bastırılmış tarihin altındaki görünmez…

Nilüfer’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne Özel “Yağmur Kadınlar” Müzikali Sahnelendi

Nilüfer Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen ve yalnızca kadınların katılımına açık olan "Yağmur Kadınlar" müzikali, büyük bir ilgiyle karşılandı. Müzikali sahneye koyan Özlem Doğuş Varlı, sekiz farklı kadının hayat hikayesini izleyicilere aktardı. "Yağmurun hafızası" teması etrafında şekillenen bu eser, farklı yaşam deneyimlerine ve acılara sahip kadınları ortak bir noktada buluşturmayı amaçladı. Özlem Doğuş Varlı, müzikali sırasında kendi söz ve bestesi olan "Yağmur Kadınlar" şarkısını seslendirirken, sahnede açılan küçük şemsiyeler, farklı kadın hikâyelerini aynı gökyüzü altında bir araya getiren etkileyici bir görsel metafor haline geldi. Varlı, kendi eserlerinin yanı sıra tanıdık…

Hepimiz geçmişimizin sürgünleriyiz

Hepimiz geçmişimizin sürgünleriyiz Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan “Hepimiz geçmişimizin sürgünleriyiz.” Bu cümle ile henüz bir tıp fakültesi öğrencisiyken karşılaşmıştım. Nörolog Oliver Sacks’ın olgu öykülerinden oluşan “Karısını Şapka Sanan Adam” kitabının satırları arasından bana göz kırpmıştı. Aradan geçen 30 yılın tortusuna rağmen bu cümle halen zihnimde ışığı evrenin derinliklerinden dünyamıza yeni ulaşmış bir yıldızın heyecanı ile parlıyor. Geçmişi bugüne bağlayan üç kelimelik bu şiirsel cümlenin ortaya çıkmasında kitabın yazarı Oliver Sacks’ın mı, çevirmeni Çiğdem Çalkılıç’ın mı, yoksa editörü Birhan Keskin’in mi katkısı daha fazladır bilmiyorum. Ancak bu cümle, bireysel olanı toplumsal olana raptederek tarihin…

1993 Nijeryası’na bir yolculuk: Babamın Gölgesi

1993 Nijeryası’na bir yolculuk: Babamın Gölgesi Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan “En sevdiğim yazarlardan biri olan James Baldwin, Amerika’daki Sivil Haklar Hareketi üzerine konuşurken Malcolm X ve Martin Luther King Jr.’ın yaptıkları karşısında kendini yetersiz hissettiğini söyler ve ‘Benim katkım ne?’ diye sorar. Kitleleri bir araya getiremiyor ya da doğrudan mücadele etmiyor gibidir. Ancak bir noktada kendi görevini ‘tanıklık etmek’ olarak kavrar. Tanıklık, dünyanın nasıl algılandığını ve nasıl çerçevelendiğini anlamamızda kritik bir rol oynar, gazetecilik de bunun bir parçasıdır. Bu filmde de çocuklar aslında tanık konumundadır.”1 78. Cannes Film Festivali’nde Resmî Seçki kapsamında gösterilen…

“ÇATLI” Filmi İçin Vizyona Sayılı Günler Kaldı: Abdullah Çatlı’nın Kızları da Rol Alıyor

Abdullah Çatlı’nın yaşamından esinlenen ve Türk siyasi tarihinin önemli dönemlerine ışık tutan “ÇATLI” filmi için vizyon tarihi yaklaşırken heyecan dorukta. ASALA terör örgütüyle mücadelenin yoğun yaşandığı 12 Eylül sonrası yıllarını konu alan film, izleyicilere unutulmaz anlar sunmayı vaat ediyor. Yeni yayınlanan fragman, etkileyici atmosferi ve dikkat çekici diyaloglarıyla büyük bir ilgi gördü. Sosyal medyada hızla yayılan fragman, izleyicileri merak içinde bırakırken, aksiyon ve gerilim dolu sahnelerin yanı sıra karakterlerin taşıdığı derin inanç ve bağlılık duygularıyla da dikkat çekiyor. Fragmanda yer alan, “Bu yolun sonunda ne şan var ne şöhret ne de rahat bir ölüm… Ama en mühimi, ileride Türk milletinin…

Türk Sinemasının İkonu Türkan Şoray: “Set İçin Köyü Yaktık, Davul Zurnayla Uğurlandık”

Türk sinemasının efsanevi ismi Türkan Şoray, Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen yazar Yaşar Kemal anma etkinliklerinde dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Şoray, katıldığı etkinlikte, Roman edebiyatından uyarlanan yeni filminde yer alan köyün yanma sahnesinin arka planını paylaştı. "Amacımız, izleyiciyi o atmosferin içerisine çekebilmekti," diyen Şoray, bu önemli sahnenin etkileyici bir biçimde sunulması için köy sokaklarında lastiklerin yakıldığını belirtti. Romanın yüzyıllardır süregelen masal ve efsanelerle dolu bir anlatı olduğunu vurgulayan Şoray, "Biz de o derin duyguyu seyirciye aktarmak istedik" şeklinde konuştu. Duygu dolu sahnenin gerçekliğini artırmak için köyde lastiklerin ateşe verildiğini söyleyen Şoray, "Köyün gerçekten yanmadığını göstermek için bu yöntemi kullandık. Lastikleri yakıp…

Bitcoin ve Altcoinler Ne Durumda: Piyasalara Genel Bakış (13 Haziran)

Bitcoin ve Altcoinler Ne Durumda: Piyasalara Genel Bakış (13 Haziran) Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Bitcoin yazım esnasında %0,5 yükseliş ile 63.558,53 dolar , Türk Lirası karşısında ise 2.940.751 TL civarından işlem görüyor. Ethereum (ETH) %0,2 artışla 1.664,2 dolar , BNB (BNB) %0,1 artışla 600,65 dolar , Ripple (XRP) %0,5 düşüşle 1,13 dolar , Dogecoin (DOGE) %0,6 düşüşle 0,08619 dolar , Solana (SOL) %0,1 artışla 66,73 dolar ve TRON (TRX) %0,8 artışla 0,3154 dolar seviyelerinde bulunuyor. Son 24 saatlik periyotta Apro AT %35,2’lik yükselişle en çok yükselen altcoin olurken Velvet VELVET %73,6’lık düşüşle fiyatı…

Bitcoin ETF’lerinde Tarihi Dönüm Noktası: 2 Trilyon Dolarlık Eşik Aşılıyor

Bitcoin ETF’lerinde Tarihi Dönüm Noktası: 2 Trilyon Dolarlık Eşik Aşılıyor Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan ABD merkezli spot Bitcoin ETF’leri, piyasaya sürülmelerinden bu yana geçen kısa sürede toplam işlem hacminde 2 trilyon dolar eşiğine ulaşmak üzere. Ocak 2024’te kapılarını açan spot Bitcoin ETF’leri , kripto para dünyasında devasa bir finansal hareketlilik yaratarak tarihi bir rekora imza atıyor. Henüz iki buçuk yılını bile doldurmayan bu yatırım araçları, son verilere göre 2 trilyon dolarlık kümülatif işlem hacmi sınırına dayandı. Günlük bazda 2 milyar ile 5 milyar dolar arasında değişen işlem hacimleri, bu kritik dönüm noktasının çok…

Hobi Olarak Başladı, Şimdi Türkiye’ye Dağılan Selçuklu ve Osmanlı Temalı Ahşap Ürünler

Kastamonu'da yaşayan 45 yaşındaki iki çocuk annesi Çile Öztürk, 2012 yılında hobi olarak başladığı ahşap oyma sanatını zamanla bir mesleğe dönüştürdü. Kendi atölyesinde, Selçuklu ve Osmanlı motifleriyle süslenmiş ahşap ürünler üreten Öztürk, bu eserlerin her birinin sabır ve emekle ortaya çıktığını vurguluyor. "Ahşap oyma, ruhun elle buluştuğu bir sanattır. Bu işlem, el becerisi ve en çok da sabır gerektir. Ahşap oyma, sabrı öğretir ve her kesik ustalığın izini taşır. Ahşap, sabır ve el becerisinin bir dansıdır; ağaçtan gelen ilham, elde hayat bulur" diyor. Öztürk, üretim sürecinde en büyük desteği eşinden aldığını ifade ederek, "Oymalı kapı, masa, sehpa ve sandık gibi…

Trabzon Hasırı: Geçmişten Günümüze Eşsiz Bir El Sanatı

Trabzon hasırı, Türkiye’nin en köklü el sanatları arasında yer alarak, zengin tarihi ve tamamen el emeğine dayanan üretim tekniğiyle mücevher sektöründe önemli bir yere sahiptir. Kökenleri İskitler dönemine kadar uzanan bu örgü sanatı, ilk olarak zırh yapımında kullanılmış, zamanla ustaların elinde estetik bir forma bürünerek takılara dönüştürülmüştür. Tarihsel süreçte savaşçıları koruyan metal örgü sistemi, Trabzon'da altının ince teller haline getirilip ilmek ilmek örülmesiyle “altın kumaş” formuna gelmiştir. Yüzyıllardır süregelen bu geleneksel el sanatı, özellikle Karadeniz bölgesindeki düğünlerde vazgeçilmez bir aksesuar olarak öne çıkmaktadır. Trabzon hasırının sağlam yapısı, zırh örgüsünden gelen dayanıklılığı sayesinde defalarca işlenebilmekte ve uzun süre formunu korumaktadır. Son…